GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ÖZELGELER

Başlık

İşyerinde kullanılan, ancak başkası adına kayıtlı olan su, elektrik, telefon vb.

faturalara ödenen giderlerle ilgili olarak yüklenilen vergilerin indirim konusu

yapılabileceği hk.

Tarih23/09/2010

SayıB.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.30-369

Kapsam

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIİSTANBUL

VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞIMükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

Sayı:B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.30-36923/09/2010

Konu:İşyerinde kullanılan, ancak başkası adına kayıtlı olan su, elektrik,

telefon vb. faturalara ödenen giderlerle ilgili olarak yüklenilen vergilerin indirim konusu

yapılıp yapılamayacağı.

İlgide kayıtlı dilekçenizde, iş yerinizde kullanılan ancak Şirketiniz adına kayıtlı

olmayan elektrik, su ve sabit telefon bedellerinin gider olarak indirilmesinin

mümkün olup olmadığı ve söz konusu ödemelere

ait KDV nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağının bildirilmesi istenmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin,

mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı

üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun

ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, safi kazancın tespitinde indirilecek giderler 193 sayılı Gelir Vergisi

Kanununun 40 ıncı maddesinde bentler halinde sayılmış olup, anılan maddenin 1 numaralı

bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan

genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu

yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

KDV Kanununun 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi

işlemler üzerinden hesaplanan KDV den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça,

faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla

yüklendikleri KDV yi indirim konusu yapabilecekleri hüküm

altına alınmıştır.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinde vergilendirmede

Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu

bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille

ispatlanabileceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Şirketiniz adına kayıtlı

olmayan elektrik, su ve sabit telefon bedellerinin, faaliyette bulunulan işyerine ait

olduğunun ve işle ilgili olarak kullanıldığının ilgili kurumlardan alınacak

belgelerle tevsiki (kesin delillerle ispatı) halinde,

kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi ve söz konusu ödemelere

ait KDV nin KDV  Kanununun 29/1-a maddesi kapsamında indirim

konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Vergi Dairesi Başkanı a.

Grup Müdürü

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi

verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,

bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek

ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

BaşlıkTeminat mektubu komisyonlarının yansıtılmasında KDV uygulanmayacağı hk.

Tarih28/12/2010

SayıB.07.1.GİB.4.99.16.02-2010-KDV-17-4/e-59

Kapsam

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIBÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ

BAŞKANLIĞIMükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

Sayı:B.07.1.GİB.4.99.16.02-2010-KDV-17-4/e-5928/12/2010

Konu:Teminat mektubu komisyonlarının yansıtılmasında KDV uygulanıp uygulanmayacağı

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin bayiler ile yapılan ticari ilişkilerinden

doğan alacaklarını garanti altına alabilmek amacıyla bayileriniz tarafından alınan teminat

mektuplarının masraf ve komisyonlarını karşılamayı taahhüt ettiği belirtilerek, Şirketinizce

karşılanan teminat mektubu masraf ve komisyonları için bayileriniz tarafından adınıza

düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı konusunda

Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1 inci maddesine göre, ticari,

sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve

hizmetler KDV ye tabi bulunmakta olup, aynı Kanunun 20 nci maddesi uyarınca verginin

matrahını işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel oluşturmaktadır.

Buna göre, bayiler ile yapılan ticari ilişkilerden doğan alacaklarınızın garanti altına

alınabilmesi amacıyla, bayilerce bankaya ödenen masraf ve komisyonlar, KDV nin

konusuna giren bir işlemin karşılığını teşkil etmediğinden, söz konusu masraf ve

komisyonların, şirketinize aynen fatura edilmek suretiyle  yansıtılması işleminde

de KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Vergi Dairesi Başkanı a.Grup Müdürü

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış

bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,

bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası

kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

BaşlıkDamga vergisinin yansıtılmasında KDV hesaplanmayacağı hk.

Tarih26/05/2010

SayıB.07.1.GİB.4.99.16.02-2010-KDV/1-19

Kapsam

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIBÜYÜK MÜKELLEFLER

VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞIMükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

Sayı:B.07.1.GİB.4.99.16.02-2010-KDV/1-1926/05/2010

Konu:Damga vergisinin yansıtılmasında KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı

İlgide kayıtlı dilekçenizde, Başkanlığımız … vergi kimlik numaralı mükellefi

olduğunuz ve zincir mağazacılık şeklinde tüketim mallarının perakende satışı faaliyeti

ile iştigal ettiğiniz belirtilmiş olup, ticari faaliyetiniz çerçevesinde muhtelif firmalardan

yaptığınız mal alımlarına ilişkin imzalanan sözleşmeler üzerinden tahakkuk edecek

damga vergilerinin tamamının kurumunuz tarafından ödenmesi ve daha sonra sözleşmeye

taraf olan satıcı firmalara düşen payın bire bir yansıtılması durumunda düzenlenecek

faturalarda katma değer vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı hakkında Başkanlığımız

görüşü talep edilmektedir.

3065 Sayılı Katma Değer vergisi Kanununun 1 inci maddesine  göre, Türkiye’de

ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve

hizmetler katma değer vergisine tabidir.

Ancak, şirketinizin faaliyetlerine ilişkin olarak diğer firmalarla yaptığı sözleşmelere

ait beyan ederek ödediği damga vergisini daha sonra karşı tarafa bire bir yansıtması

işlemi, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmadığından katma değer

vergisine tabi bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Vergi Dairesi Başkanı a.

Grup Müdürü

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış

bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,

bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek

ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

BaşlıkGerçek kişilere yapılan kira ödemelerinde belirlenen haddin aşılması halinde

Form Ba ile bildirilme zorunluluğunun bulunduğu hk.

Tarih11/11/2010

SayıB.07.1.GİB.4.99.16.01.0-VUK 257-47

Kapsam

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIBÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ

BAŞKANLIĞIMÜKELLEF HİZMETLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı:B.07.1.GİB.4.99.16.01.0-VUK 257-4711/11/2010

Konu:Gerçek kişilere yapılan kira ödemelerinin Form Ba ile bildirilme zorunluluğunun

bulunup bulunmadığı.

İlgide kayıtlı dilekçeniz ile gerçek kişilere yapılan kira ödemelerinin “mal ve hizmet

alımlarına ilişkin bildirim formu” (Form Ba) ile bildirilme zorunluluğunun bulunup

bulunmadığı hakkında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve Mükerrer 257 nci

maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi Usul

Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli

bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim

Formu (Form Ba)” ile; mal ve hizmet satışlarını ise “Mal ve Hizmet Satışlarına

İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)” ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş,

362 ve 381  Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle de bu yükümlülüğe

ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

Yine söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve  müteakip yılların aylık dönemlerinde

yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadlerini belirlemek

üzere 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmış olup, söz konusu

tebliğin “Bildirime Konu Alış/Satışlar Ve Hadler” başlıklı bölümünün 1.2.1. numaralı

bendindeki açıklamalara göre, bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen

hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin

belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu,

Gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon

gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edileceği

belirtilmiştir.

Tebliğin, 1.2.2. bölümünde, Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine

ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000TL

olarak yeniden belirlenmiştir. Belgelerde gelir vergisi tevkifatına da yer verilen hallerde

ise tevkifattan önceki brüt tutarların dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Aynı Tebliğin, “2. Bildirimlerin  Dönemi ve Verilme Süresi” başlıklı bölümünün 2.2.1

Numaralı bendinde  ise; bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin 2010 yılı ve

müteakip yıllarda Form Ba-Bs bildirimlerini aylık dönemler halinde düzenlemek ve

takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00′e

kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlü oldukları

açıklamalarına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 268 Sıra No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde; işyeri ve konut

kiralama işlemlerinde yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka veya posta idarelerince

düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğuna ilişkin açıklamalar yapılmış olup;

Söz konusu tebliğ ile konutlarda, her bir konut için aylık 500 TL ve üzerinde kira geliri

elde edenlerin, işyerlerinde ise tutarı ne olursa olsun işyerini kiraya verenler ile kiracıların

kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin 1/11/2008 tarihinden itibaren banka veya Posta ve

Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi

zorunluluğu getirilmiştir.

Yine aynı tebliğde, banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı

kılınmak suretiyle, para yatırma veya havale, çek veya kredi kartı gibi araçlar kullanılmak

suretiyle yapılan tahsilat ve ödemeler karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri

düzenlendiğinden bu belgelerin tevsik edici belge olarak kabul edileceği ile bankaların

internet şubeleri üzerinden yapılan ödeme ve tahsilatların da aynı kapsamda

değerlendirileceğine ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

Buna göre, gerçek kişilere yapmış olduğunuz aylık kira ödemelerinin, 396 Sıra No.lu

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen tutarı aşması halinde, 268 Sıra No.lu

Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen tevsik edici belgelere dayandırılarak,

“Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile bildirilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Vergi Dairesi Başkanı a.Grup Müdürü

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi

verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,

bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek

ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

BaşlıkBanka dekontu karşılığında ödenen kiranın Ba bildirim formuna dahil edileceği hk.

Tarih10/08/2010

SayıB.07.1.GİB.4.06.18.02-32Mük257-7973-535

Kapsam

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIANKARA VERGİ DAİRESİ

BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

Sayı:B.07.1.GİB.4.06.18.02-32Mük257-7973-53510/08/2010

Konu:Banka dekontu karşılığında ödenen kiranın Ba bildirim formuna dahil

edilip edilmeyeceği hk.

İlgi dilekçenizde; … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi

olduğunuz belirtilerek, banka dekontu karşılığında yapılan kira ödemelerinin 5.000,00-TL

üzerinde olması halinde Ba bildirim formuna dahil edilip, edilmeyeceği hususunda

Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257′nci

maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi

Usul Kanunu Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli

bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim

Formu (Form Ba)” ile; mal ve hizmet satışlarını ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin

Bildirim Formu (Form Bs)” ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiş, 362 ve

381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle de bu yükümlülüğe ilişkin

açıklamalar yapılmıştı.

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet alımları ile mal ve

hizmet satışlarının 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde bildirilmesinde

uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri açıklanmış bulunmaktadır.

Söz konusu tebliğin 1.2.1.bölümünde “Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce,

belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları

bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu,

müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici

cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs

bildirim formlarına dahil edilecektir.” açıklaması yer almaktadır.

Aynı tebliğin 1.2.2.bölümünde “Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık

dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına

uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya

kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları,

“Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile; bir kişi veya kuruma

katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise

“Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)” nun Tablo II alanında

bildirilecektir.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre; kira ödemeleri karşılığında alınan banka dekontunun, 396 Sıra No.lu

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar doğrultusunda Ba bildirim

formuna dahil edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Vergi Dairesi Başkanı a.Grup Müdürü V.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.